Çay Türk insanı için olmazsa olmaz bir içecek. Evlerde, ofislerde, kafelerde kısacası iki kişinin yan yana geldiği her ortamda “çay içer misin?” sorusu ile karşılaşmak mümkün. Aynı zamanda dünya üzerinde de pek çok kültürün kendine has çayları ve çay içme ritüelleri mevcut. Bu kadar çok sevilen ve sık tüketilen bir ürün olan çay aynı zamanda dünya üzerinde büyük bir ticari hacme sahip. Bu ticari hacimden Türkiye de payını alıyor. Türk çayı sadece yurtiçinde tüketilmek ile kalmıyor aynı zamanda yurtdışına da ihraç ediliyor. Üstelik son dönemde ihracatta büyük artış yaşanıyor. Son bir yılda yurtdışına ihraç edilen çaydan elde edilen gelir %50 civarında artış gösterdi. Bu durumun çay üreticilerini de memnun ettiğini söyleyen Boris Volfman şunları söyledi;

Çay İhracatındaki Artış %50’ye ulaştı

Türkiye 2019 yılının ilk yedi ayında dünyaya 6.319.704 dolarlık çay ihracatı gerçekleştirdi. 2020 yılının aynı döneminde ise büyük bir atılım yaparak 9.060.232 dolarlık çay ihracatı gerçekleştirdi. Bir yıl içerisinde yaşanan ihracat artışı neredeyse %50ye ulaştı. Bunda pandemi döneminde artan yurtdışı talebi ve üretimde yaşanan artışın da etkisi olduğu konusunda şüphe yok. 2019 yılında en çok çay ihracatının yapıldığı ülke 1.542.919 dolar ile Belçika oldu. Belçikayı sırasıyla 1.121.488 dolarlık ihracat ile Almanya ve 632.079 dolarlık ihracat ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti takip etti. Bu yılın ilk yedi ayında ise en çok çay ihracatı gerçekleştirilen ülkelerde fazla bir değişim yaşanmadı. 2020 yılında en çok çay ihraç edilen ülke geçen yıl olduğu gibi Belçika oldu. Belçika geçen yıla göre çay alımını neredeyse iki katına çıkararak 3.027.632 dolarlık çay alımı yaptı. Belçikanın hemen ardından 1.192.892 dolarlık çay ihracatıyla Almanya gelirken, üçüncü sıraya ise 622.592 dolarlık çay ihracatıyla Amerika Birleşik Devletleri yerleşti.

Çayın büyük bölümü içeride tüketiliyor, ihracat bu nedenle istenen seviyede değil

Türkiyenin çay ihracatı yıldan yıla büyük artış gösterse bile hala yeterli seviyeye ulaşmış değil. Ülkenin büyüklüğü, çay üretimine yapılan yatırımlar, dış piyasadaki mevcut talep artışı gibi etkenler göz önüne alındığında Türkiyenin çok daha yüksek oranda çay ihracatı geçekleştirmesi bekleniyor. Fakat özellikle iç piyasadaki yüksek talep, her yıl yaşanan rekolte değişimi ve Türk çayının dünya üzerinde henüz istenen seviyede markalaşamaması gibi sorunlar ihracatın önündeki başlıca engeller olarak görülüyor. 2019 yılı verilerine göre dünya çay üretiminde birinci sırada Çin yer alırken onu sırasıyla Hindistan, Kenya ve Sri Lanka takip ediyor. Türkiye ise dünya çay üretiminde beşinci sırada yer alıyor. Önemli bir çay üreticisi olan Türkiye aynı zamanda önemli bir çay tüketicisi konumunda. Yapılan araştırmalar bir Türk’ün günde ortalama olarak 4 bardak çay içtiğini gösteriyor. Bu verilere göre Türkler dünyadaki pek çok ülkeye göre çok daha fazla çay tüketiyor.

Türk Dizileri, Türk kültürünü dünyaya yaymak için en önemli araç

Bir ürünü üretmek kadar markalaşmanın da önemli olduğunun farkında olan işadamı birlikleri ve çay üreticileri Türk çayını dünyaya tanımak konusunda oldukça kararlı. Pek çok kültürel üründe olduğu gibi Türk çayının dünyaya tanıtımında da Türk dizilerinin ilerleyen dönemde çok büyük etkisi olacağı görüşündeler. Dünyanın en büyük dizi ihracatçılarından biri olan Türkiye Güney Amerikadan Körfez ülkelerine kadar dünyanın her yerine Türk dizilerini pazarlıyor. Ancak farklı coğrafyalara sadece diziler değil diziler ile birlikte Türk kültürü de ihraç ediliyor. Örneğin son dönemde Arjantinden kına malzemeleri konusunda talep gelmesi bu durumun en somut örneği. Türk çayı da diziler sayesinde dünyadaki bilinirliğini arttırmaya başlıyor. Şu an için emekleme döneminde olan bu olay önümüzdeki on yılda dünyanın çeşitli coğrafyalarından Türk çayına olan talebi arttıracak gibi görünüyor. Ancak bunun için ilk yapılması gereken en önemli şey çay üretiminde verimin arttırılması.